Menü

Nefes Teknikleri

DİYAFRAM NEFES

Diyafram nefesi al! J

Son yılların gözde emir cümlesi…;)

Ülkemizde nefes farkındalığının başlaması son on yılın gelişmesi… Yanlış nefes alıp verdiğini fark edenlerin karnını şişirerek nefes alıp vermeye başlaması onların hayatında çok şeyi değiştirdi. Deneyimlemeyenlere de tavsiye edilir. Ama biraz deşelim bu konuyu ?? Diyafram nefesi alıyorum diye göbek yapan, midesi taşan, aşırı duygusallaşan ve durmadan “hocam diyafram nefesi almaya başladıktan sonra göbek yaptım, niye ki” diyenlere de cevap olsun.

Solunum sırasında karın bölgesi kaslarının eyleme katılması gerekiyor. Sadece üst beden bölgesiyle nefes alanlar, benim tabirimle büst olarak yaşayanlar, gergin, stresli, kaygılı, uykusuz, aceleci, hesapçı, depresyonlu, aşırı savunmacı, tutucu, kavgacı, sabit fikirli ve telaşlıdır. Saydığım bu özellikler, üst beyinde özellikle sol lobun işlevlerini anlatır. Sol beyin diye tanımlanan, sempatik sinir sistemi ile yönetilen eylemlerdir hepsi. Biz nefesçiler ona ERİL yanımız deriz. Adlandırma, Matematiksel işlemler, Dili kullanma, İnceleme, Parçayı görme, Sistemli analiz etme, Disiplin, Sınıflandırma, Mantık yürütme, Sıralama, Problemleri parçalayarak çözme, Savunma, Kavga, yani kendini benlik ve birey olarak algılama ve koruma sol beynin işidir. EGO diyerek kısaca tanımladığımız bütünden ayrı ve özgün varlık olma halimizin baş şefidir sol beyin.

Sağ beyin ise, bilgiyi bir bütün olarak ve görsel olarak değerlendirir. Tasvir ve semboller kullanır; resimlere şekillere ve renklere duyarlıdır. Müziğe, vücut diline, dokunmaya tepki verir. Nesnelerle soyut değil, duygusal olarak ilişki kurar. Sezgicidir, önsezileri ve hisleri takip eder. Uzaysal ilişkiler kurar ve kullanır, çok boyutludur. Duygusal ve üreticidir. Görerek ve duyarak öğrenir. Hayaller, şiir onun işidir. Vücudun sol bölümündeki duyusal organları ve vücut hareketlerini kontrol eder. Biz ona DİŞİL yanımız deriz.

Beyin ve vücut ilişkileri çapraz yürür. Sağ beyin vücudun sol tarafını, sol beyin ise vücudun sağ tarafını idare eder. Üst beyin bedeni sağ-sol yan olarak ikiye ayırırken, son yılların şok bilgisi ile bağırsaklarda ikinci bir beyine sahip olduğumuzu öğrendik. Haydiii vücudu bir de enine ikiye böldük mü? Evet böldük…

Kısacası sağ lob-sol lob olarak boyuna, üst korteks beyin-alt bağırsak beyin olarak enine bölünen bir bedenimiz var.

Bir elmayı dörde böldüğünüzü düşünün. Dört ayrı çeyrek olur. Sonra da bu çeyrekleri elmayı bütünleştirecek şekilde yanyana getirin. İşte vücudumuzda olan şey budur. Dört ayrı yana çeken bu bedenin dengesini sağla sağlayabilirsen ??

Son on yılın bu bilgilerine ulaşana kadar aldığımız nefes ile yaşayıp giderken diyafram nefesi farkındalığı çıkageldi. Diyafram denilen bir organımız varmış, nefes alırken onu şişirmeliymişiz dendi birdenbire. Ve bedenimizdeki her şey karıştı ve değişti.Ve başladık nefes alırken karnımızı şişirmeye.

DİKKAT!!! Karını sadece ileriye doğru şişerek alınan nefes diyafram nefesi değildir.

Doğru diyafram nefesi, içten dışarıya doğru her yöne ilerleyerek bedeni bir küre gibi şişiren nefestir. Tıpkı bir sürü teknik sistemde kullanılan diyaframın şekli gibi olmalıdır bu nefes. Nefes alırken karın bölgesi sadece düz ileriye doğru değil, sağ yan ve sol yana ayrılarak şişer. Bu sırada arka bölge ve kuyruk sokumu bölgesi de genişler. Bedenin yaptığı bu hareket göbek bölgesini büyütmez, aksine kasları ideal duruma getirerek fit görünmesini ve ideal bir karın şekli oluşmasını sağlar. Hocam niye göbek yaptım diyenlerin dikkatine ??

Diyafram bölgesi dediğimiz alanda; solar bölge, üreme bölgesi ve kök bölgesi vardır. Bu bölgenin merkezi de üreme bölgesidir. Nefescilerin tabiriyle bu bölgede sakral çakra merkezdir ve nefes o bölgeden başlayarak alınmalıdır. Mide ya da göbek dediğimiz alanı dışarıya doğru düz iterek, şişirerek nefes alıp vermek sadece göbek yapmaz, ayrıca bedeninizi duyguların, dürtülerin, bilinçaltının kontrolüne geçirir.

 

 

 

ROUND (YUVARLAK) NEFES TEKNİĞİ

 

Round nefes, kalpten başlayarak dışarıya doğru genişleyerek alınan döngüsel ve küresel bir nefestir.

 

 

Round Nefes, nefesi bütünselliğe ulaştırma tekniğidir. Bedeni içten başlayan bir nefes ile yanlara doğru iter,kaburga bölgesinde açılım yapar. Bu sırada sırt ve böbrek bölgesinde oluşan genişleme ile tüm beden nefesin içine dahil olur.

 

Düz üst akciğer nefesine alışmış olan beden, yanlara açılarak nefes alma sayesinde, karın bölgesinde tembelleşen kasları aktive eder. Bel, böbrek, karaciğer, mide, üreme organları, bağırsaklar gibi diyafram altında kalan organların nefes alanının içine katılması ile içten başlayarak dışarıya doğru bir balon gibi şişerek nefes almak, bütünsel nefese ulaştırır. Bütünsel nefes, üst akciğerin yarım gövde ile aldığı elektrik nefesten, manyetik gücü olan ROUND nefese geçiştir.

 

Kök çakradan başlayarak sakral, solar, kalp ve boğaz çakralarının alanlarını nefesin içine katmak, farkındalığın genişlemesini, bedenin etrafındaki enerji alanının güçlenmesini, torus alanın manyetik gücünün etken olmasını sağlar. Round nefeste merkez nokta kalptir. Kalpten başlayarak dışarıya doğru büyüyen nefes, birliğin bütünlüğün ve tam farkındalığın bedende tezahür etmesidir. Bu nefes kullanımı nefesin elektrik gücüyle birlikte manyetik gücünü de aktive eder.

Bedenimiz iki ayrı piramitin enerji alanı içindedir. Tepe çakra ve kök çakra merkezli bu iki piramit, Yin ve Yang gibi iki ayrı kutuptadır. Tepe çakra kozmoza, kök çakra yeryüzüne bağlıdır. Birisi bütünlüğe, birisi bireyselliğe yöneliktir. İkisinin birbirine zıt yönde dönmesiyle oluşan enerji alanının tam ortasında bir kanal üzerinde diğer çakralar dizilmiştir. Her çakranın bağlantılı olduğu duygu-düşünce durumları, bedenin ilgili bölgesinde enerji blokajları yapar. Bedenimizin etrafında dönen Torus manyetik alanı bu yüzden dengeli ve düzenli şeklinde değildir.

Dengeye geldiğimiz her nefes ile manyetik alanımız biraz daha temizlenir ve orijinal haline döner. Tepe çakrası ile kök çakra arasında merkez noktada kalp çakrası vardır. Kalbin taşıdığı yüksek manyetik alan, bedenin etrafındaki manyetiği de açıklar. Nefesin ritmi, kalp ile senkronize olduğunda büyük ve düzgün bir torus kafesi yaratır. Kalpten başlayan bir nefes almak, bedenin tüm uzantılarıyla iletişim kurmayı sağlar ve beden enerji hatlarını temizler.

 

TORUS (MANYETİK ALAN) NEFESİ

İnsan bedeninde çakralar, Torusun merkezinden geçen ana hat üzerindedir. Tepe çakrası ile kök çakra arasındaki manyetik alanın merkez noktasında ise kalp çakrası vardır. Kalbin taşıdığı yüksek manyetik alan, bedenin etrafındaki torus manyetiğini oluşturan ana kaynaktır.

Nefesin ritmi, kalbin dairesel yayılımı ile senkronize olduğunda merkezinde kalbin olduğu büyük bir torus kafesi yaratır. Çakraların durumu, kişinin torus kafesinin şeklini, gücünü ve kalitesini etkiler.

Bir insan torusunun içinde merkezden başlayıp dışarıya doğru büyüyen içiçe geçmiş üç tane torus küresi vardır. Her alan belirli bir boyutun kademesi içine girilmeyi sağlar. En dıştaki makro torusa ulaşıldığında, nefes alan varlığın tüm zaman mekan potansiyellerine ulaşılmış olur. Bu potansiyeller, hem geçmişi, hem de geleceği kapsar.

Nefesi yöneterek bu manyetik alanın yönetilmesi mümkün müdür?

Nefes ile insan etrafındaki manyetik alanın tam kapasite ile dengeli olarak devreye girmesi mümkündür. Bu manyetik alan 17 metreye kadar etki yaratacak büyüklüğe gelebilir. Tüm çakraların dengeli ve tam güçle enerji ürettiği bir beden dengesi, kalp elektromanyetiği ile birleştiğinde, bedendeki tüm doku, hücre ve DNA’nın yarattığı titreşimler, zihnin ve bilincin ortak niyetinin emrine girer. Bu birliğine ulaşıldığında oluşacak olan enerjetik beden, evrenin kozmik kafesinin yetkilerine sahip olabilir. Evrenin frekansında titreşebilen insan, kozmik ile bütünleşir. Bu bütünleşme sırasında insanın ulaşacağı enerji, Torus örüntüsü kurallarına göre çok yüksek bir güce ulaşır. Bilinci ile kozmiğin kafesi içinde dolaşabilir, bilgi alabilir, yolculuk yapabilir. Niyeti ile kozmiğin kuantum alanı içinden herhangi bir dalgayı kendi realitesine çökertip, pek çok şeyi gerçekleştirebilir. Kadim bilgilerde bu nefes ile başka bir boyuta geçmenin mümkün olduğu da söylenir.Torusunuzun mutlak sıfır noktasında yani kalp merkezinde kalıp, Kalpten başlayan nefesler ile diğer tüm organlarla-çakralarla bağlantı kurulur ve şifalanma gerçekleşir.Torusunuzun mutlak sıfır noktasında kalıp, geçmişlerinizi ve geleceklerinizi izleyebilirsiniz.

Torus nefesi ile beden gücünüzü arttırıp, enerjinizi güçlü tutabilirsiniz.

Torus nefesi ile şifa çalışabilirsiniz.

Torus nefesi ile ruhsal ve bedensel dengenize katkıda bulabilirsiniz.

Torus nefesi çakra dengelerinizi sağlayabilirsiniz.

Torus nefesi ile geçmişin etkilerinden kurtulup,an’da kalarak,geleceğinize yön verebilirsiniz.

Torus nefesi bir enstrüman gibidir, kullanan kişiye bağlı olarak ses verir. Yetkileri çok fazladır ve kişinin yetkinliğine bağlı olarak çalışır. Evrensel bütünlük sistemine fayda sağlamayacak niyetlerle kullanılamaz. Bu nedenle bir takım kilitleyici kodlar taşır. Varlığınız hazır olduğunda yetkilerini adım adım sizinle paylaşır. Torus nefesini öğrenmek için lütfen iletişim kurun.

 

ERK (BATARYA)NEFESİ

Kendinizi ruhsal olarak güçsüz hissettiğinizde, görünmeyen alanınıza girip enerjinizi şarj edebilirsiniz… Bir bataryanın dolması için şarj dolum cihazına girmesi gibidir bu çalışma:

Ayakta durarak dengelenin. Doğru duruş pozisyonunda omurga dik, kanatlar kuvvetli, iki ayak yere hafif açık ve dengede basmalıdır. Gözler kapalı olmalıdır. Sanki önünüzde iki ışıktan sütün var olduğunu imajine edin. O iki sütünun birbirine yapışık ve aralarında hafif bir boşluk olduğunu düşünün. İki elinizi nefes alarak o iki sütunun arasına çapraz olarak sokun. Her iki yana kuvvetle açarak sütunların arasını açın. Açtığınız bu kapıdan sol ayağınızı öne atarak ve saat yönünde dönerek yavaşça içeriye girin. İçeriye girdiğinizde tepenizden bedeninize doğru akan bir ışık duşun altında olduğunuzu imgeleyin. Tepenizden ayakuçlarınıza kadar o duşun altında enerjiyle kendinizi doldurun. Tıpkı bir pilin şarj makinesine takılması gibi tüm zerrelerinizi o ışıkla doldurun. Bu sırada derin sessiz ve yavaş nefesler almaya devam edin. Bedeniniz o ışıkla titreşerek dolacaktır. Dolumun bittiğini hissettiğiniz an tekrar ellerinizi karşıya doğru çapraz kaldırın ve ışık sütunlu kapıyı tekrar açın. Bu sefer sağ ayağınızı öne doğru atıp saat yönünün tersine dönerek ilk noktanıza geri dönün. Yavaşça gözleriniz açın. Her şeyin farklı olduğunu kesinlikle hissedeceksiniz. Bu nefesi çok sessiz ve hareketleri çok yavaş yapmalısınız.

 

Kartal Nefesi

İnsan bedeni enerjiden oluşan bir kürenin içindedir. Beden üzerindeki manyetik merkezlerin dengesi, bu kürenin şeklini ve gücünü belirler. Bu enerji küresi aynı zamanda fizik bedenin besleyicisidir. Doğmayı beklerken yumurtasının içindeki besini yiyen yavru kuş gibi, kendi enerji yumurtanızın içindeki enerjiyle beslenebilirsiniz. Kartal nefesi, fiziksel ve dünyasal gücünüzü arttırmak için yapılan bir çalışmadır. Hergün düzenli yapıldığında kartal gücünün keskinliğine ulaşırsınız. Hareketlerin tümü kendi yumurta enerji alanınız içinde yapılmalıdır.

Ayakta durarak iki elinizi 45 derece ileriye ve yukarıya doğru kaldırın. Elleriniz birbirine doğru kartal pençesi gibi bakıyor olsun. Kollarınız ve omuzunuz bir daireyi tamamlar gibi çember oluşturmalıdır. Her iki elinizi çapraz bir yay yaparak hızla gözlerinizin önüne çekin ve bu sırada nefes alın. Nefesiniz kollarınızla senkronize ve keskin olmalıdır. Sol eliniz sağ gözün, sağ eliniz sol gözün karşısına gelmelidir. Eller çapraz hareketle aşağıya inerken aynı zamanda sol ayak öne doğru atılmalı ve ağırlık sol ayak üzerinde olmalıdır. Gözleriniz ise tam karşıya bakmalıdır. Nefes verirken eller geldiği yere geriye doğru kaldırılmalı bu sırada sol ayak önden arkaya doğru çekilirken ağırlık sağ ayağa verilmelidir. Bu hareket aynı şekilde 5 kez yapılır. Sağ ayakla 5 kez tekrar yapılınca 1 uygulama gerçekleşmiş olur. 5 uygulama yapılması önerilir. Günlük egzersizlerde kullanıldığında beden gücü ve kondisyonu artar. Sağ beyin sol beyin ve beden farkındalığı dengelenir.

PSOAS KASI NEFESİ

İki ayağınız eşit güçte hafif açık olarak ayakta durun. Leğen kemiğinizi hissedin ve omurga ile tam dengede olmasını sağlayın. Kürek kemikleriniz göğsünüzü hafif iter şekilde arkadan desteklesin. Omuz başlarını minik bir yay çizerek arkaya doğru hafifçe atın ve boyun kaslarınızı gevşetin. İki elinizi avuçlarıyla açın ve baş parmaklarınızla leğen kemiğinin sivri uçlarının hemen bitimindeki iç yumuşak dokuyu bulun. Diğer dört parmağınızı arkaya doğru yerleştirip böbrek bölgesindeki yumuşak kasınızı kavrayın. (Bu bölgenin bir adı Love Handle, yani aşk tutacağıdır) Kuyruk bölgeniz, pelvis gücü ve sakrum ile hafif ıkınır gibi yere doğru iterek nefes alın. Sakrumu yere toprağa doğru iterken, kasık kaslarınız yani psoas ile iki yana doğru çiçek yaprağı gibi açılmaya çalışın. Bu durumda karnınızın ortasından sağa ve sola doğru iterek genişliyor olacaksınız. Bu sırada pelvik bölgeniz bir üçgen prizma şeklinde nefes ile dolacaktır. Bu çalışma, Psoas kaslarınızın esneyerek nefes almak için yaprak gibi açılmasını, sakrumun da kök bölgesinde yere doğru itiyor olmasını sağlayacaktır. Eğer başarılı olduysanız leğen kemiği bölgeniz tıpkı bir leğenin içinin su ile dolması gibi nefes ile dolup şişecektir. Unutmayın bu nefes sırasında karnınız ileriye doğru değil iki yana doğru genişleyerek şişecektir. Nefes alışınızla; böbrek, kuyruk sokumu bölgelerinizin de şişiyor olduğunu hayretle izleyeceksiniz. Unutmayacağınız bir şey daha var ki, bu nefesi ilk defa almıyorsunuz, sadece unuttunuz ve şimdi hatırlıyorsunuz. Bu yüzden egzersizi yapmanız çok zor olmayacaktır, sadece gözünü kapatıp bedeninize odaklanın ve bedeninizdeki kutsal kaseyi hissederek içini nefesle doldurmaya niyetlenin

Öncelikle doğru duruşta olmalısınız. Omuzlar hafif yay ile geriye çekilmiş, kürek kemiklerinden güç alarak, göğüs yanlara doğru açık ve ileride, iki ayak omuz aralığı kadar hafif açık, ayak tabanları eşit güçle yeri kavramalı, çene ve boyun kasılmadan dingin bir duruşta, gözler ileriye ufka bakar açıda… Kasları fazla germeden omurgaya gerekli taşıma gücünü vererek durmalı, göğüs kafesinizi yanlara doğru açabilecek serbestlikte tutmalısınız. Kürek kemiklerinize yeterince güç yüklemiyorsanız göğüs kafesininiz sıkıştırırsınız. Dört parmağınız arka böbrek bölgenizi kavramış, başparmağınız leğen kemiğinin iç tarafında Psoas kasınızın üzerinde hafif baskılı bir tutuşta olmalı. Böylelikle kasın hareketlerini kontrol edebilir ve parmaklarınızla hafif baskı yaparak destek olabilirsiniz.

Nefes alışveriş sırasında karnınız sadece ileriye doğru değil, her yöne doğru balon gibi şişmelidir. Nefesinizi burun kaslarınızı yanlara doğru genişleterek almaya dikkat edin. Bu sırada pelvik bölgeniz bir üçgen prizmanın içindeki balon şeklinde nefes ile dolacaktır. Nefes verirken aynı kasları geriye doğru toplayarak içeriye doğru küçülün. Nefes alışınız yavaş ve güçlü olmalı, ayrıca al bekle, ver bekle döngüsünde olmalıdır. İstediğiniz süre ve sayıda çalışabilirsiniz. Ruhunuz sizinle olsun.

 

DEDEKTİF NEFES TEKNİĞİ

Kavram ve kişiler ile sizin ilişkiniz hangi duyguya bağlı ise, o duyguyu üreten endokrin bezin sorumluluk alanında enerjisel blokaj ve zamanla da fiziksel rahatsızlık yaşarsınız. Bedeninizdeki her hastalığa karşı hayatınızda en az bir kişi vardır. Üstesinden gelmeniz gereken her duygu için yaşamınızda görev almış kişilerdir onlar. Yüksek bütünden baktığımızda ise en değerli öğretmenlerinizdir o kişiler. Her çakranın dolayısıyla her endokrin bezin sorumlu olduğu bir farkındalık seviyesi vardır bu nedenle. Siz sırasıyla aştıkça yukarıya doğru yükselir farkındalık seviyeniz. Duygularınızın, blokajlarınızın ve kişilerinizin bedeninizde hangi bölgede olduğunu tespit edebilirsiniz. Aranızdaki iletişimi bir türlü dengeye getiremediğiniz kişilerin bağlı olduğu endokrin bezi tespit ettiğinizde daha kolay şifalandırırsınız. Hipokratif tıpta bir hastalık semptomunun hangi organa bağlı olduğunu tespit etmek gibidir bu. Yerini ve sebebini bildiğiniz bir hastalığı yenmek kolaydır.

Maddesel-organsal anatomi ile birlikte “Enerjisel Anatomi”yi bilmek, mucizevi şifaların kapılarını açar. Enerji bedeni, nefes ile direk bağlantılıdır. Enerjisel Anatomiye göre tedavi etmenin yolu da nefesten geçer.

Şifayı bulabilmek için, önce blokajın yeri enerji bedeninde tespit edilmelidir. Dedektif Nefes Uygulaması, bedeninizdeki blokajların yerini, çakralarınızın aktifliğini, hayatınızdaki kişiler ile ilişkilerinizin hangi çakra alanınızla bağlı olduğunu keşfetmenize yardım eden bir nefes uygulamasıdır.

 

Sessiz bir ortamda bir sandalyede beden dengeniz eşit olarak oturmalısınız. Sırtınız ve omurganız dik, bel hafif çukur, omuzlar hafif yay hareketiyle geriye atılmış olmalıdır. Kuyruk sokumunuz dışında kalan sırtınızın diğer kısımları sandalyeye dayanmamalıdır. Ayaklar yere temas etmeli, elleriniz ise dizlerinizin üstünde sakince durmalıdır. Oturuş pozisyonunu aldıktan sonra gözlerinizi kapatın.

 

Bir soruna ya da hayatınızdaki bir kişiye odaklanarak, derince bütün dairesel nefesler alın. Nefesiniz kalp bölgenizden başlayarak dışarıya doğru genişlesin. O kişi ya ya da kavramla ilgili tam konsantrasyon sağlayana kadar nefes alıp vermeye devam edin. Bunun için süre sınırınız yok. Ne zaman hazır hissederseniz o zaman alabildiğiniz kadar büyük derin bir nefes alın ve bir süre bekleyip güçlü ama acele etmeden ağzınızdan “haaaaaa” sesiyle nefes verin. Bu sırada boğazınızdan çıkan enerji yuvarlak ve derin olmalıdır. Nefesinizi verirken hiç acele etmeyin, nefesiniz tamamen bitene kadar nefesi izleyerek bitirin. Dışarı çıkardığınız hava tamamen bittikten sonra da bir süre gözler kapalı ağzınız açık bekleyin. Bu işlemi sadece üç kere tekrarlayın. Eğer yeterli bulmuyorsanız bir süre ara vermeden tekrarlamayın.

Bu sırada bedeninizi gözlemleyin, bedeninizde hangi bölgede titreşim, acı, sıkıntı, ateş, yanma olduğunu keşfetmeye çalışın. Sorunun hangi çakra bölgesinde olduğunu verdiğiniz nefesin sesini izleyerek keşfedebilirsiniz. Nefesiniz en alttan başlayarak sırasıyla kök, sakral solar, kalp, boğaz, bölgesinden dışarıya çıkmaya başlayabilir. Tıkanmanın nereden başladığını algılamaya çalışın. Kişiler arasındaki farkı anlayabilmek için örneğin üç kişi seçip, her birisi için üçer kez çalışıp, aralarındaki ses-nefes-titreşim farkını keşfedebilirsiniz.

Çalışma bittikten sonra kişileriniz ile ilgili titreşim aldığınız çakranın sorumluk alanını hatırlayın ve o kişi ile ilgili yaşam dersinizin nasıl isabetli olarak çakıştığına şaşıracaksınız. O kişi ile iletişiminizi şifalandırmak için o çakranız ile nefes çalışmaları yapabilirsiniz.

Tüm yaşamınız özgür nefeslerle dolsun…

FESİH NEFESİ

Yaptığınız hayat anlaşmalarının eseri ve esiri olduğunuzun farkında mısınız?

Hayat boyu anlaşmalar yaparız; dürüst olma anlaşması, temiz tertipli olma anlaşması, sabırlı olma anlaşması, sessiz olma anlaşması, fedakar olma anlaşması, çalışkan olma anlaşması, itirazsız olma anlaşması, asi olma anlaşması, sabırsız olma anlaşması, iyi kız, iyi çocuk, iyi anne, iyi eş, iyi koca, iyi memur, iyi insan olma anlaşması gibi. Tüm bu anlaşmalarınız için hayat boyu enerji harcarsınız.

Anlaşmalarımızın sayısı sınırsızdır. Tüm düşüncelerimizin karşılığı olarak bir anlaşma vardır neredeyse. Bu anlaşmalar, sevgi, kabullenme ve ödülün koşullu olmasından doğar. Çünkü Dünyanın düalitesinde koşulsuz hiç bir şey gerçekleşmez. Çalışırsanız ödüllendirilirsiniz, severseniz sevilirsiniz, verirseniz alırsınız.

Özellikle ülkemizde pozitif eylem sonucu ödüllendirilmeye dayalı bir yetiştirilme tarzı vardır. Pozitif bir eylemde bulunma koşuluyla haklarınızı elde edebilirsiniz. İyi çocuk olursanız çikolata yiyebilirsiniz. Bu koşullandırma yoluyla çocukluğunuzda yaptığınız anlaşmalar tüm hayatınızı bağlar. Yıllar sonra iş yerinizde aslında göreviniz olan bir eylemi gerçekleştirdiğinizde, bilinçaltınız o çikolatayı yine bekler. Çünkü yaşınız kaç olursa olsun bilinçaltınız hep çocuk gibidir. Lakin dünya yaşınız artık çocuk olmadığından sonuç genellikle hüsrandır. Çikolata ile ödüllendirilmeyen bilinçaltınız bir süre sonra yaptığı işten mutsuz olmaya başlar.

İşinizde, sosyal ortamınızda, ilişkinizde, evliliğinizde ve tüm ilişkilerinizde yaşamın ilerleyen yıllarında sebepsiz mutsuzluk duymanızın sebebi budur. Koşullu ve ödüllü eyleme alışkın olan varlığınıza ödülsüz yaşam sıkıcı ve tekdüze gelmeye başlar.

Anlaşmaların ödüllü – ödülsüz, pozitif – negatif görünüyor olması önemsizdir. Çocukluğunuzda yaptığınız bu anlaşmaların bir süre sonra sizin varlığınızda ne kadar yük olmaya başladığı ve hangi ölçüde enerjinizi emdiği önemlidir…

Anlaşmalar nedeniyle yaptığınız eylemler bazen sizi yormaya, mecbur bırakmaya başlar. Her sabah hazırladığınız kahvaltı için bazen sıkılırsınız, tertipli olmak istemediğiniz zamanlar olur, sakin ve kabullenişli olmak istemediğiniz anlar- konular vardır, her zaman fedakarlığın sizden beklenmesi yorucu gelmeye başlar, dürüst olduğunuz davranışlar yüzünden cezalandırılabilirsiniz, annenizin sağ kolu olmaktan istifa etmek istersiniz, tüm ailenin koruyucusu olmaktan vazgeçmek isteyebilirsiniz, babanızın yerine geçme anlaşmasını bozmak isteyebilirsiniz, herkesi memnun etme zorunluluğu sizi kasmaya başlar, kıskanç bir kadın-erkek olmanın zararlarını yaşamak yorucu gelmeye başlayabilir.

Aşağıdaki anlaşmalardan hangilerini yaptınız?

Cesur olmak, Fedakar olmak, Uyumlu olmak, Çalışkan olmak, Dürüst olmak, Koruyucu olmak, Titiz tertipli düzenli olmak, Hizmet edici olmak, Sürekli sadık olmak, Öğretici olmak, Karşılıksız sevmek, Sürekli acı çekmek, Kurban rolü oynamak, Alay edilmek, hor görülmek, Kavgacı, mücadeleci olmak, Güven duyulmak, Sürekli sömürülmek, Aldatılan eş olmak, Kendinize yalan söylemek, Cesaretsiz olmak, Yalancı olmak, Sürekli geçmişte yaşamak, Fikirlerde sabit kalmak, Dikkatsiz olmak, Anneyi terketmemek, Sürekli depresyonda kalmak, Özgürleşmemek, Kötü insanları onurlandırmak, Konfor alanına bağımlı kalmak, Fakir kalmakk, Çocuk ebeveyn olma (anababa rolü), Haksızlığa uğramak, Ataların yüklerini almak anlaşmaları gibi yüzlercesi…

Dünyasal anlaşmalarınız olduğu gibi Karmik anlaşmalarınız da vardır ayrıca. Hayat boyu tekrarlayan olaylarda hissetmeye başlarsınız bu anlaşmaları. Ne yapsanız sonuç değişmez bu tekrarlarda. Astrolojide Ay Düğümleri bilgisiyle bu anlaşmaları keşfedebilirsiniz. Regresyon çalışmalarıyla sondaj yapıp şifalandırabilirsiniz de… Bilinçaltı ile çalışılan yöntemler de işe yarayabilir.

Tüm bu anlaşmalar, enerji alanınızı ilgilendiren ve orada şifalandırılabilen anlaşmalardır. Enerji alanınız içinde BÜKÜCÜ etki yaratmalısınız. Dışarıdan etkiyle hipnoz ile yapılabildiği gibi, kendi kendinize otohipnoz ile de başarabilirsiniz bu bükücülüğü… Nefes bu konuda birinci aracınızdır. Farkına vardığınız ve değiştirmek istediğiniz anlaşmalar için FESİH NEFESİ’ni kullanabilirsiniz.

FESİH NEFESİ UYGULAMASI:

Bu çalışma için sessiz, karanlık ve dar bir alanı kullanmak önerilir. Oturarak, bağdaş kurarak, Meditasyon- Lotus pozisyonunda ya da uzanarak çalışabilirsiniz. Bu çalışma sırasında müzik önermiyorum, tam sessizlik sağlamalısınız.Ayrıca fesih sırasında her iki elinizin üçer parmağı ile ensenizde kulaklarınızın arkasında ve kafatasınızın hemen altında bulunan iki çukur noktaya hafif baskıyla dokunmanızı öneriyorum.

Hangi anlaşmanızı bozmak istiyorsanız o anlaşma ile ilgili kişilere ve duygunuza odaklanın. Bir süre derin, sessiz ve dairesel geniş nefesler alıp verin. O anlaşmayı bozmaya niyet ettiğinizi evrene ve enerji alanınıza bildirin. Bu sırada şöyle bir örnek cümle kullanabilirsiniz:

“Beni esir tutmaya devam eden …… anlaşmamı tüm zamanlarımda, tüm benliklerimde, tüm boyutlarımda, tüm DNA ve genlerimde, tüm titreşimlerimde sevgi ve şükranla onurlandırarak görevinin bittiğini bildiriyor ve evrende ait olduğu yere yolculuyorum ve anlaşmamı FESHEDİYORUM. Bu andan itibaren özgür seçimlerimle davranmak üzere tüm zamanlarıma İZİN ve EMİR veriyorum. ”

Hazır olduğunuzu hissettiğinizde başınız ileriye doğru durarak derin bir nefes alın ve nefesinizi tutmaya başlayın. Başınızı sola doğru çevirerek nefesinizi tutmaya devam edin. Sonra başınızı sağa doğru çevirerek nefes verin ve anlaşmanızı fes ettiğinizi bildirin.

Nefesinizi vererek gönderdiğiniz enerji, üzerinizdeki yükleri evrene iade edecektir. Çalışma sırasında nefes alıp verirken, bu anlaşmanın bizim üzerimizde bıraktığı negatif enerji geri verilir, kaybettiğimiz enerji de geri alınır. Fesih nefesleri sonrasında yaşam enerjimizde kesinlikle artış olur. Yeni başlangıçlar yapmak için ihtiyaç duyduğunuz enerjiye kavuşursunuz.

Özgür anlar ve nefesler sizinle olsun…

SWEEP NEFES

Sweep nefes;  çakralarınızı şifalandırmak için kullanılan nefes uygulamasıdır.

Çakraların her biri vücudunuzdaki bir bezin karşılığıdır. Çakraların tıkalı olması, ters yönde çalışması, ya da yetersiz çalışması demek, ilgili bezin çalışmasında sorun olması demektir. Endokrin sistem olarak adlandırılan bezlerin, bedenin kullandığı enerjiden yeterince pay almaması, ya da negatif enerjiye maruz kalması sorunun başlangıcıdır. Bezlerin hücrelerine yeterince oksijen gitmiyor olması, onları beden enerji sisteminin dışına atar. İhmal edilmiş aile bireyleri gibi küser ve yeterince verimli olamazlar. Bu sırada fiziksel olarak çalışmaya devam etmek zorunda olduklarından hücrelerinin içinde toksinler birikmeye devam eder. Bezlerin dokularında biriken toksinler zamanla sistemlerinde arızalara neden olur. Toksinlerin vücuttan atılmasını %70 oranında solunum işlemi gerçekleştirir. Bezlerin hücrelerinde birikmiş bu toksinleri temizlemek, yenilenmelerini sağlar. Bu temizlik detoks gibidir ve yine soluma yoluyla yani nefesle mümkündür. Düzenli, sürekli ve disiplinli nefes detoks çalışmalarıyla endokrin bezlerinizi temizleyip, hücrelerini yenileyebilirsiniz. Derin ve büyük hacimli nefesler alınıp, uzun süreli nefes vermek, toksinlerin atılmasını kolaylaştırır.

Nefesin taşıdığı güç iki türlüdür. Birincisi mekanik ve kimyasal işlemin meydana getirdiği Elektrik Güçtür. İkincisi farkındalığınızın nefesinizle buluşması ile yakaladığınız Manyetik güç… Prana denilen nefesin ruhu, bu manyetik güçtür. Nefesin taşıdığı bu manyetik enerjiyi bükerek yapamayacağınız şey yoktur. Beden üzerindeki mekanik ve manyetik enerjiyle nefesinizi aynı frekansta titreştirmek bu yetkiyi kullanmanızı sağlar.

Sweep Nefes bu bilgilerle hazırlanmış bir tekniktir.

Öncelikle hangi çakranızda enerji sorunu olduğunu bilmelisiniz. Çakralarınızın enerjilerini algılayabilmek için Dedektif nefesi kullanabilirsiniz.

 
Uygulama

Oturur ya da yatar pozisyonda olabilirsiniz. Ortamınız sakin olmalı, tütsü, mum ve müzik kullanabilirsiniz. Nefesiniz kesinlikle Round nefes olmalıdır, yani küresel alınan bir Torus nefes. Torus küresinin içinden kalın bir enerji kanalı geçer ve üzerinde çakralarınızın her biri bir girdap gibi döner. Kanalın akışı çakra girdaplarından doğrudan etkilenir. Çakralar tıkalı olduğunda enerji kanalınız da tıkalıdır.

Derin bir nefes alarak hedeflediğiniz çakrada nefesinizi kilitleyin ve bu çakrada bir süre durun. Sonra zihninizde ya da ellerinizle çakranızdan başlayıp, her iki yana doğru tıpkı bir soba borusunu içten küreyerek süpürüp temizler gibi imajinasyon yapın ve tekrar çakra merkezine dönün. Bu sırada yaptığınız şey, enerji bedeninizin o alandaki negatiflerini küreyerek almaktır. Çakra etrafından temizlediğiniz negatif enerjiyi çakranın ortasından nefes vererek dışarıya gönderin. Verdiğiniz nefes, uzun süreye yayılan güçlü ama yavaşça verilen bir nefes olmalıdır. Kök ve sakral bölgenizin tüm kaslarıyla yapmalısınız ve karnınızı içe çekilecek kadar boşaltmalısınız. İçinizden dışarıya attığınız hava bittiğinde 4-5 saniye kadar bekleyin ve çakra bölgenizdeki hücrelerin titreşimlerini hissedin. Onlarla iletişim kurun, ihmal ettiğiniz, dışladığınız her an için özür dileyin, onlarla bütünleşin. Bu sırada çakranızda dışarıya doğru açılan bir hareket hissedeceksiniz. Bu çalışmayı en az 7 dakika ve 7 gün uygulayın. Sorunlu çakranızla ilgili durumların ve enerjinin hayatınızda nasıl değiştiğini sevinçle izleyeceksiniz.

 

0532 678 3823 ' e tıklayarak WhatsApp'tan konuşma başlatabilir yada aşağıdaki formu doldurarak bize ulaşabilirsiniz.



Bu sitedeki tüm yazılar ve resimler konu hakkında diğer kaynaklardan ibarettir. Sitede, ziyaretçilerini aydınlatmak amacıyla Güzellik ve Estetik amaçlı açılmış Güzellik Merkezlerinde yapılan işlemler ile ilgili ön bilgiler yayınlanmaktadır. BU SİTE KİŞİLERİ BİLGİLENDİRMEK, AMACIYLA HAZIRLANMIŞ OLUP, SAĞLIK HİZMETİ VERMEMEKTEDİR.SİTEDEKİ BİLGİLER HİÇ BİR ŞEKİLDE HASTALIKLARIN TANI VEYA TEDAVİSİNDE KULLANILMAMALIDIR.Site içeriğinin bu şekilde tanı ve tedavi amacıyla kullanımından doğacak tüm sorumluluk ziyaretçiye, kullanıcıya aittir. Bu siteyi ziyaret eden kişiler bu uyarıları kabul etmiş sayılır. Tıp bilgileri, kullanılan tanı ve tedavi gereçleri hızla değişmektedir. Bir bilgi, yöntem veya gereç çok kısa sürede terk edilebilir. Ayrıca tıpta aynı sonucu almaya yönelik olan, farklı teknik ve bilgiler, değişik uygulamalar olabilir. Tanı ve tedavide doktorun kişisel deneyimi, yetenekleri belirleyici bir faktördür. Aynı konu hakkında farklı görüşler olması mümkündür. Sitedeki bilgiler her gün güncelleştirilemediğinden her bilginin ziyaretçi tarafından doktoruna danışılarak kontrol edilmesi gereklidir.